İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran: Ekonomi Programı Devletin Kaynağını Doldurmaya Yönelik

İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Türkiye’nin ekonomik durumu ile ilgili dikkat çekici açıklamalarda bulundu. LeadWorld İş ve Ekonomi Forumu’nda ekonomi gazetecisi Vahap Munyar’ın yönelttiği soruları yanıtlayan Aran, Türkiye’nin ekonomik krizini ve enflasyon sorununu ele aldı. Küresel ekonomik sistemdeki tıkanıklıklara dikkat çeken Aran, Türkiye’nin mevcut ekonomik programdan vazgeçerek yeni bir yol haritası belirlemesi gerektiğini vurguladı.

“KENDİMİZ SORUN YARATTIK”

Hakan Aran, Türkiye’nin içinde bulunduğu enflasyon ve döviz krizi sürecini değerlendirirken, liyakatsiz politikaların etkilerine işaret etti. Ülkenin benzeri görülmemiş bir duruma kendi çabalarıyla girdiğini belirten Aran, şu ifadeleri kullandı: “Kendi kendimize bir problem yarattık. Dünyada benzeri olmayan bir durumu gereksiz yere oluşturduk. Bir deneyle elde ettiğimiz sonuç, enflasyonu ve döviz kurlarını kontrolsüz bir hale getirdi. Şu anda aslında enflasyon dışında başka bir gerçek sorun yaşamıyoruz.”

“PROGRAMIN KAYBEDENİ REEL SEKTÖR, KAZANANI DEVLET”

Mevcut ekonomik programın Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ) ve sanayiciler üzerinde olumlu bir etkisi olmadığını vurgulayan Aran, bu programın esas amacının kamu maliyesini düzeltmek olduğunu söyledi. Ekonomim’in haberine göre Aran, “Bu program, aslında devletin kasasını doldurmaya yönelik bir yapı. Kaybedenler ise reel sektör ve bankalar.” ifadelerini kullandı. Enflasyonun sosyal gerilimler yarattığını belirten Aran, ev sahipleri ile kiracılar, işçiler ile işverenler ve emekliler ile çalışanlar arasındaki çatışmaların bu ekonomik yıkımdan kaynaklandığını ifade etti.

“ARABA VE EV SAHİBİ OLMAK ARTIK BİR HAYAL”

90’lı yıllardaki yüksek enflasyon dönemine dönüş yaşandığını söyleyen Hakan Aran, günümüzde tüketicilerin ve çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk çektiğini belirtti. “Halk, artık 4-5 kişi bir araya gelerek ortaklaşa araba almak zorunda kalıyor. Bu durum, kültürel bir bozulma ve ‘yaraları sarma’ dönemini gerektiriyor.” dedi.

“KOBİ’LER İÇİN ALACAK TEHLİKESİ”

Önümüzdeki altı ayda KOBİ’lerin daha zor bir dönem geçireceğini öngören Aran, firmaları borç-alacak ilişkisi konusunda uyardı. Müşterilerine vadeli mal satan işletmelerin alacaklarını tahsil etme riskinin iki katına çıkacağını ifade eden Aran, banka kredilerinin sadece “son çare” olarak ve dikkatli bir şekilde kullanılması gerektiğini vurguladı.

“MERKEZ BANKASI NE YAPSA OLMAYACAK”

İran savaşı ve artan petrol fiyatları nedeniyle enflasyonla mücadelenin mevcut koşullarda mümkün olmadığını savunan Aran, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) ne yaparsa yapsın enflasyonun belli bir seviyenin altına düşmeyeceğini iddia etti. Aran’a göre, enflasyonla mücadele edilse de sonuç yüzde 27, edilmezse yüzde 32 civarında kalacak. Bu nedenle reel sektörü daha fazla zorlamadan enflasyonla mücadele programına “ara verilmesi” gerektiğini savundu.

“ENFLASYONU ÜRETİM İÇİN GÖZE ALMALIYIZ”

İş Bankası Genel Müdürü, çözüm olarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yerli üretimi destekleyen stratejik programlarına (HITS 30) odaklanılması gerektiğini önerdi. Aran, “Enflasyonu belirli bir amaç için yaratalım. İçeride tekrar üretim yaparak Türkiye’yi Avrupa’nın üretim merkezi haline getirecek bir dönüşüme yatırım yapalım ve bu süreçte enflasyonun yüzde 27-32 bandında kalmasını kabul edelim.” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir