ABD ve İran arasındaki gerilimde önemli bir gelişme yaşandı. ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’ın petrol ihracatını tamamen durdurma amacıyla deniz ablukasını kalıcı hale getirmeye hazırlandığı iddiaları gündeme geldi. Wall Street Journal’a (WSJ) göre, Trump, İran’ın nükleer programını durdurmak için askeri operasyonlara girmek yerine, Tahran’ın limanlarını uzun süreli bir kuşatma altına almayı planlıyor.
Askeri müdahale yerine ekonomik baskı stratejisi izlemeyi tercih eden Trump, hava saldırılarına yeniden başlama veya bölgeden tamamen çekilme fikrini “yüksek riskli” buluyor. Amerika’nın, İran’ın dış ticaretini tamamen kesmeyi hedeflediği bu yeni strateji, deniz trafiğini kısıtlama yoluyla hayata geçirilecek. Trump, danışmanlarına bu yönde hazırlık yapmaları için talimat verme aşamasına geldi. Bu hamleyle birlikte, Tahran yönetiminin yıllardır reddettiği nükleer tavizleri kabul etmeye zorlanması hedefleniyor.
Beyaz Saray içinde Trump’ın bu stratejisi farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Şahin görüşe sahip olanlar, Tahran üzerindeki maksimum baskının, İran’ı taviz vermeye yönelteceğini savunurken, ılımlı kanat ise Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmasının küresel ekonomiye ve petrol fiyatlarına olumsuz etkileri konusunda endişelerini dile getiriyor.
Son gelişmeler ışığında, 2 Mart’ta İran Devrim Muhafızları, ABD ve İsrail’in saldırıları sonrasında Hürmüz Boğazı’nı kapattıklarını duyurdu. Nisan ayının başlarında ise Pakistan’daki müzakereler başarısızlıkla sonuçlandı. 13 Nisan’da ise CENTCOM, İran limanlarına yönelik mevcut deniz ablukasını resmi olarak başlattı. Şimdi herkes, bu ablukanın ne kadar süreceğini ve İran’ın bu ekonomik kuşatmaya nasıl bir yanıt vereceğini merakla bekliyor.